09 Ocak 2009 Cuma     Sadece Haber Sitesi

HABER:  

  Görsel Eğitim Setleri, Eğitim Ürünleri, Bilgisayar Kitapları
  Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap   

   Ana Sayfa | Haber Arşivi | Video Haber | Sitene Haber Ekle | Site Haritası | İletişim  

KURLAR

ALIŞ

SATIŞ

 DOLAR :

1.54

1.55

 EURO :

2.11

2.13

 Gani Müjde Osmanlı Cumhuriyeti'ni Anlattı
Gani Müjde Osmanlı Cumhuriyeti'ni Anlattı Senarist Gani Müjde’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun günümüzdeki halini anlattığı filmi Osmanlı Cumhuriyeti gösterime girdi. Filmde oyuncu eşi Belma Canciğer’e de rol veren Müjde, ''Karısını oynatıyor demesinler diye Belma’ya çok sert davranıyorum'' diyor ve bir de espri yapıyor: "Evde çok konuştuğu için filmde ona sağır - dilsiz rolü verdim !"





Atatürk olmasaydı 2008’de hangi durumda olurduk...

Herkesin bir şekilde aklından geçen bu düşünceyi Osmanlı Cumhuriyeti adlı filmde, kendi hayal dünyasının ürünü olan bir hikayeyle anlatıyor Gani Müjde. Filmde Ata Demirer, Vildan Atasever, Sümer Tilmaç, Ruhsar Öçal gibi oyuncuların yanı sıra Müjde’nin eşi Belma Canciğer Müjde de yer alıyor. ‘Eşimle çalışmak benim açımdan çok zor. Çünkü bana diğer oyunculardan daha sert davranıyor’ diyen Canciğer’e, Gani Müjde de hak veriyor ve ‘‘Karısını her yerde oynatıyor’ denilmesinden korkuyorum. Ama Belma hakikaten iyi oyuncu, seyredenler, görecekler bunu. Korkudan az bile rol verdim’ diyor.

Ata Demirer’in karısı, Saliha Sultan’ı oynayan Ruhsar Öçal, çiftin kızlarını oynayan Belma Canciğer ve filmin senaristi-yönetmeni Gani Müjde ile yaptığımız röportaja Müjde çiftinin çocukları da katılınca ortaya eğlenceli bir sohbet çıktı. Yedi yaşındaki Ecesu ve dört yaşındaki Arda tabii ki filmde en çok annelerini beğendiklerini söylüyorlar.

Bu film nasıl ortaya çıktı ?

Gani Müjde: Çok küçük yaşlardan itibaren kafamıza işlenirdi ‘Atatürk olmasaydı ne olurduk?’ diye. Ben de bunun filmini yapmak istedim. Filmden çıktığınızda iyi ki Atatürk varmış, iyi ki demokrasi gelmiş diyorsunuz. Mustafa belgeseli üzerine estirilen rüzgarlar ailelerin çocuklarını bu filme götürürken tereddüt etmelerine neden oldu. Ama bu filmde tereddüt edilecek hiçbir nokta yok.

KRİZ GİŞEMİZİ ETKİLEMEZ

Filmin türü ile ilgili bir karışıklık mı var.? Komedi diye biliyorduk ama ağlayanlar var...

G.M.: Seyirci hem çok gülecek hem ağlayacak ama filmden kimse mutsuz çıkmayacak. Şu ana kadar izleyen herkesi ortak görüşü bu. Dram ve eğlencenin dozu iyi bence. Bu filme, romantik bir film bile diyebiliriz. Ata ve Vildan’ın aşkı, ikisinin perdedeki görüntüsü inanılmaz güzel. Yüz kere okudum, yüz kere yazdım, sette çektim ama hala izlerken çok hoşuma gidiyor.

Kaç kere izlediniz filmi ?

G.M.: 60-70 kere izledim. Herhalde bir o kadar daha sıkılmadan izlerim. Benim için çok ilginç bir deneyim oldu. Ben Kahpe Bizans’ı ilk kez sinemada, filmin galasında izlemiştim. Bunu izliyorum, izliyorum manyakça gelecek ama yine izliyorum. Kaptırıyorum kendimi hikayeye. Kahpe Bizans daha skeç film gibi olduğu için bir kez izlemek yetiyordu ama bu filmde defalarca seyretseniz sıkılmıyorsunuz. Mesela galadan önce izlettiğim kişiler, galaya gelip bir daha izlemek istediler. Bunları önceden söylemek ve iddialı laflar etmek pek benim yaptığım bir şey değil ama hislerimi bu defa farkında olmadan dile getiriyorum.

Seyirci sayısıyla ilgili bir tahmininiz var mı ?

G.M.: İyi olursa seviniriz, kötü olursa önümüzdeki maçlara bakarız. Ama iyi olacağına inanıyorum. İstediği kadar kriz olsun, insanlar ekmeğinden keser yine de bu filme gider.

"Gani kendi projelerinde bana çok sert davranıyor"

Tüm yönetmen/oyuncu birlikteliklerinde sorulur: Birlikte çalışmak zor mu ?

Gani Müjde: Ben aslında Belma’ya çok haksızlık ediyorum. ‘Karısını her işinde oynatıyor’ diyecekler diye korkuyorum. Ama Belma hakikaten iyi oyuncu, seyredenler, görecekler bunu. Az bile rol verdim, performansı izleyenleri çok etkiledi. Zor bir roldü, sağır-dilsiz bir kadını oynadı. Evde çok konuşunca ben de ona filmde sağır-dilsiz rolü verdim. (Gülüyor)

Belma Canciğer Müjde: Başka bir yönetmenle çalışmayla kıyaslarsam, Gani ile çalışmanın çok daha zor olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü Gani, iş konusunda bana karşı çok acımasızdır. Eleştirileri de öyle oluyor. Ben de onun karşısında çok heyecanlanıyorum. Onun o mükemmeliyetçi tavrı beni daha da panikletiyor. Diğer oyunculara karşı pozitif enerjisi yüksek olan ve çalışması çok keyifli olan bir yönetmendir. Her ne kadar bana acımasız davransa da yine de onunla çalışmaktan memnunum.

Ama eşinizle çalışmanız bazı projelerde de avantaj oluyor galiba...

Gani’nin projelerinde biraz daha rahat çalışıyorum. Çünkü işleri çocuklara göre ayarlıyorlar. Aslında hem tiyatro hem dizi teklifleri alıyorum ama yoğun olan ya da İstanbul dışında olan setlerde çalışmam mümkün değil. Tiyatro yapmayı çok istiyorum ama onların da ağır turneleri oluyor. Sanırım çocuklarım büyüyene kadar biraz daha uzaktaki projeleri kabul edemeyeceğim.

"Mutlaka bu filmde oynamalıyım dedim"

Sizi operacı olarak tanıyorduk ama önce diziler şimdi de film...

Ruhsar Öçal: İstanbul Devlet Konservatuarı opera bölümünü bitirdim ama tiyatrocularla hep içi içeydik. Sonra operaya geçtim, hep başrollerde oynadım. Şehir tiyatrolarından Evita müzikali teklif edildi. Evita büyüsü olan bir müzikal. Onda rol alınca özel tiyatrolardan, dizilerden teklifler aldım. Uzun soluklu dizilerde oynadım. Sahte Dünyalar, Gurbetçiler, Vazgeç Gönlüm... Hem opera hem müzikaller hem tiyatro devam ediyoruz işte. Bir sinema eksikti şimdi de onu da yaptık. Benim ilk sinema filmim. Daha önce gelen senaryolarda oynayacağım karakterler pek aklıma yatmamıştı. Bu karaktere bayıldım ve çok içime sindi.

Oynadığınız rolden ve filmden bahsedebilir misiniz ?

R.Ö: Sultan, diplomatik bir evlilik yapmış ve benimle evlenmiş. Yaşım padişahtan büyük. Aslında iktidar hırsı olan bir kadını canlandırıyorum. Senaryoyu okur okumaz mutlaka bu filmin içinde olmalıyım dedim. O kadar güzel sözcükler var ki... Hep komedi olarak düşünü-lüyor ama dram yönü de var. İnsanın gözlerini yaşartan sahneler de çok. V. Osman eğer yaşamış olsaydı şimdi padişah o olacaktı. Karısının adı da Zeynep Sultan. O demiş ki ‘Atatürk’ün gelmesi bizim aile için iyi olmadı ama Türkiye için o kadar iyi oldu ki... İyi ki Türk milleti böyle bir dehaya sahipmiş.’ Bence anneler çocuklarını bu filme getirmeli. Padişah olsaydı, Atatürk olmasaydı ne olurdu hep konuşulur da bunu ilk defa film yaptılar. Onun için ben çok ilgi çekeceğini tahmin ediyorum.

"Ata çok yakışıklı bir padişah oldu"

Eşiniz yazdığı için rolünüzü önceden biliyordunuz herhalde...

Belma Canciğer Müjde: Kahpe Bizans’ın çok içindeydim ama inanın burada hangi rolü oynayacağımı bilmiyordum. Rolümü okuma provasına giderken öğrendim ve komik olan sağır-dilsiz bir kadını canlandıracaktım. Yani okuma provasında hiç işim yoktu. Çok zor bir roldü. İlk defa sağır ve dilsiz bir karakter canlandırdım. Onun için epey çalıştım. Sağır ve dilsiz alfabesini öğrendim.

Çekimlerde kullanılan kostümler gerçekten çok güzel...

Dönemin kostümleri birebir yapıldı ve muhteşemdi. Bütün kullanılan taşlar ve mücevherler gerçekti. Bu nedenle arkamızda zaten korumalar vardı. Sanırım ileride sergilenecek bu kostümler. Bu arada söylemeden edemeyeceğim, Ata Demirer çok yakışıklı ve karizmatik bir padişah oldu. İnsanlar Ata’yı izleyip gülmeye alışmışlar, bu filmde onun çok farklı yönlerini de görecekler. Gani bir masal yarattı. İzleyince gerçekten eşimle gurur duydum, gözlerim doldu. İyi ki Gani’yle evliyim dedim. İnsanın bu kadar güzel film çeken bir kocasının olması çok onur verici. İsterse bu filmi 10 bin kişi, isterse 5 milyon kişi izlesin, çok güzel bir iş olmuş.

STAR GAZETE

Tarih : 24.11.2008

Etiketler : Osmanlı Cumhuriyeti, Sinema, Film, Senaryo, Gani Müjde, Kültür, Sanat, Gösterim, Gala, Ata Demirer, Padişah, Sultan,
Paylaş :  Google     Live     MySpace     Facebook     Delicious     Digg
  HABER YORUMLARI - ( 0 )
 

Bu haber için kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz bırakabilirsiniz.

  Yorum Ekle
  Adınız Soyadınız :
  E-Posta Adresiniz :
  Başlık :
  Mesaj: