Kocaeli Çukurbağ’da kazı çalışmaları sürüyor

Kocaeli Çukurbağ’da kazı çalışmaları sürüyor

Kocaeli'de İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet, Kayıp Şehir Nikomedia’nın dünya mirasına kaz
Ana Sayfa Gündem, Son Dakika 20 Mart 2022 111 Görüntüleme

Cumhurbaşkanı’na Lozan sorusu

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Sayın Cumhurbaşkanım Lozan antlaşmasında madenlerin 2023 yılına kadar çıkarılamayacağına dair gizli madde var mı, yok mu?

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 8. Olağan Büyük Kongresi, Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

1358 kayıtlı delegenin bulunduğu BTP kongresine Türkiye’nin dört bir yanından binlerce vatandaş katıldı.

İstiklal marşı ve saygı duruşuyla başlayan kongrede yöresel halk oyunlarından gösteriler sunuldu.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın salona girişi sırasında büyük coşku yaşandı.

Partilileri selamlayan BTP lideri Hüseyin Baş, bir süre karadeniz halk oyunları ekibiyle birlikte horon etti.

Kongrede 14 Nisan 2020’de vefat eden Prof. Dr. Haydar Baş anısına hazırlanan sinevizyon gösterisi duygusal anların yaşanmasına neden oldu.

Çok sayıda basın mensubu ve parti temsilcisinin de takip ettiği kongrede oy kullanan 1171 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden Genel Başkanlığa seçilen Hüseyin Baş, yaptığı konuşmada dikkat çekici mesajlar verdi.

Çanakkele hutbesinde Atatürk’ü anmayan Diyanet’e tepki

Konuşmasına, “Birinci vazifem, Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdefaa etmektir. Biliyorum ki muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcuttur.” diyerek başlayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Sözlerime Atatürk ile başladım, malumunuz iki gün önce 18 Mart Çanakkale Zaferinin yıl dönümüydü. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü Cuma gününe denk geldiğinde bizim Diyanet İşleri Başkanlığı’mız Cuma hutbelerinde Çanakkale Zaferi anlatılırken Atatürk’ten bahsetmemiş. Bunu daha önce de yaptılar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı da Cuma gününe denk geldiğinde Diyanet’in hazırladığı hutbelerde yine Atatürk’ten bahsedilmemişti. Şimdi görüyoruz ki Atatürk ile ciddi sorunları olan bir yönetimimiz var. Nedendir, nereden kaynaklanır bilemiyoruz! Hep faiz lobisi diyorlar, bu ülkede bir faiz lobisi var mı bilmiyorum ama bu ülkede bir vaiz lobisi olduğu kesin. Halbuki biz bu işi çözmüştük. Bakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra bu ülkenin her bir yanını imar ediyor. Bu ülkenin sosyo politik, kültürel, dini alt yapısını, eğitimini, ekonomisini… Her şeyini hazırlıyor ve ‘ben size 52 tane hutbe bırakıyorum’ diyor. 52 tane hutbeyi 1 yıl içindeki bütün Cumalarda okunmak üzere bizlere bırakıyor. Bu hutbelerin içinde zafer hutbesi var, Ramazan hutbesi var, Kurban hutbesi var… Aklınıza hangi konu geliyorsa Gazi Mustafa Kemal Atatürk eksiksiz hutbeler hazırlatıyor ve ‘bunları okuyun’ diyor. Birinci dünya savaşı cephelerinden düşmandan tam olarak arındırılan bir tek cephe var o da Çanakkale cephesi. Kim var Çanakkale cephesinde? Gazi Mustafa Kemal Atatürk var. Diğer hiçbir cephede başarıya ulaşılamıyor ve vatan işgale uğruyor. Şimdi sen Çanakkale zaferinin denk geldiği Cuma hutbesine Atatürk’ü koymuyorsun. Bizim iktidarımızda her Cuma dinleyeceğiniz hutbe Atatürk’ün yazdırdığı hutbe olacak” şeklinde konuştu.

Lozan’da gizli madde yalanının perde arkası…

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş Lozan’da gizli madde var iddiaları üzerine de dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.

“Lozan’dan bir tane madde bilmeyen adamlar bütün gizli (!) maddelerini biliyor.” diyen Hüseyin Baş, “Bu nasıl çıktı? Şöyle çıktı; Yıllarca bu milleti sizleri, bizleri soyarlarken, bizim zenginliklerimize kast edilirken yabancılar tarafından… Yıllarca bize, ‘ Bizim yeraltı kaynağımız yok, madenimiz yok, ne yazıkki biz verimli topraklarda yaşayan insanlar değiliz’ dediler. Bunu bu ülkede birçok bakan, vekil , başkan vs. söyledi. Sonra 2002 yılında bir tane adam çıktı, halk kahramanı Prof. Dr. Haydar Baş, ‘Bizim 3 katrilyon dolar yeraltı zenginliğimiz var’ dedi ve bunların oyununu bozdu. Bu oyun bozuldu ya, yeraltı kaynağımız yok diyenler şuna döndü; ‘Bizim aslında var ama Lozan’dan dolayı çıkaramıyoruz’ Bu işin hikayesi de budur” dedi.

Lozan’da gizli madde var mı, yok mu?

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da seslenen Hüseyin Baş şunları söyledi; “Lozan’da gizli madde olup olmadığı hususu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin namusu ile ilgili bir husustur. Eğer bu ülkeyi yönetenler bu ülkenin namusunu düşünüyorsa çıkacak diyecek ki; bu Lozan’da gizli madde vardır veya yoktur. Ben şimdi buradan bu kalabalığın huzurunda sayın Cumhurbaşkanıma rica ediyorum, Lozan antlaşmasında gizli madde varsa lütfen bu halka gizli maddenin var olduğunu açıklasın. Hayır Lozan’da gizli madde yoksa ülkemizin yöneticisi , bu antlaşmanın bugünkü sorumlusu ve tarafı olarak çıksın ve bize, ‘Bu Lozan antlaşmasında gizli madde yoktur’ desin.

Peki buna niye cevap vermiyorlar? Çünkü işlerine geliyor.”

Cengiz Holding nasıl çıkarıyor?

Türkiye’nin yeraltı kaynaklarının Türk milletinin yararına kullanılacağını ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Lozan’a göre maden çıkaramıyor muşuz ama bakır madenlerimizi Cengiz Holding çıkarırken sorun yok, Seydişehir alüminyum madenlerimizi Cengiz Holding çıkarırken Lozan’da gizli madde yok, Lozan’da Cengiz’e özel bir şey var heralde. Mardin fosfat madenlerimizi Cengiz Holding çıkarırken problem yok, Madenleri Cengiz Holding çıkarırken problem yok, gümüş madenlerimizi Yıldızlar Holding’e peşkeş çekerken sorun yok, altın- petrol madenlerimizi dünün FETÖ’cüsü ilan ettiklerine peşkeş çekerken sorun yok, onlar çıkarabiliyor ama devlet çıkarabiliyor. Gerçi sıkışınca bir gaz çıkarıyorlar , doğalgaz müjdesi veriyorlar sorunu çözüyorlar” ifadelerini kullandı.

“Senin hiç suçun yok, tüm suç marketlerde öyle mi?”

Hayat pahalılığı üzerine de değerlendirmeler yapan Hüseyin Baş, “Asgari ücret bir vatandaşın asgari geçimini sağlayacağı ücret. Bugün bu ücret bu ülkede yoksulluk sınırının üçte biri. Doktora 8-9 bin lira para veriyorlar diye başlarına kakıyorlar. Yetmiyorsa çık git diyor. Sen 100 bin lira alıyorsun sana yetiyor mu? Hepi topu bir karı bir koca yaşıyorsun! Şimdi bu beceriksizlik. Asgari ücretin olduğu nokta beceriksizlik. Bunlar ülkenin ekonomik koşulları değil, iş bilmezlik. Eskiden reklamlarda, ‘kira öder gibi ev sahibi olun’ denirdi, şimdi ev sahibi olur gibi kira ödüyoruz. Yetmiyor o evin faturalarını ödemek için de gidip kredi çekecek noktaya geldik. Fiyatlar artıyor, neymiş efendim 5 tane marketmiş. Senin hiç suçun yok ama 5 tane market suçlu! Bu marketlere 2,5 milyar lira ceza kestiler. Niye? Çünkü marketler haddinden fazla karla sana bana mal satmışlar. Peki eğer öyleyse bu parayı niye millete vermiyorsun? Bunun mağduru millet değil mi, niye devlete alıyorsun bu parayı? Tamam devlete aldın parayı bu market bu 2,5 milyar lirayı nereden çıkaracak? Yine sizden bizden çıkaracak. Yine enflasyon oldu değil mi!” dedi.

“Türkiye’nin yeraltı zenginlikleri işgal altında”

Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunların çözümünün Milli Ekonomi Modeli’nde olduğunu ifade eden BTP lideri konuşmasında şu ifadeleri kullandı;

“Bütün bu sorunların tamamının bir çözümü var. Nedir bu çözüm? Bakın Türkiye demiyorum dünyada hiçbir siyasal oluşumun elinde olmayan bir gerçek var bizde. Nedir bu? Milli Ekonomi Modeli. Bakın bu tez hiç kimse ekonomiye dair tek kelime konuşamazken yazılmış bir tezdir. Bu tezi bugün bütün dünya uygulamaya çalışıyor. Geçen televizyonda, ‘Neo Liberal anlayış çöktü, dünyada sistem değişiyor’ diyorlar. Dünyada sistem değişiyor da yerine ikame olan sistem nedir? ‘Çin ile Rusya kendi rezerv paralarıyla ticaret yapmaya başlıyor’ diyorlar. Bunu ilk kim söyledi? Bakın Milli Ekonomi Modeli 2005 yılında yazıldı. Milli paralarla ticaret ekonomi literatürüne ilk defa Prof. Dr. Haydar Baş ile girdi. Bizim elimizdeki bir modelimiz var, bizim bu sefalet tablosundan çıkacak anahtarımız var, Milli Ekonomi Modeli var. Şimdi biz diyoruz ki, bu ülkenin 6 bin 500 ton yeraltında altını var. Dünyada ikinci sırada. Kimse bu altınla ilgilenmiyor. Herkes defineciliğin peşine düşüyor ama kimse benim dediğim altınla ilgilenmiyor. Bakın Rusya Ukrayna’ya girdi. Ne dedik? Sen, ‘Egemen bir devletin olduğu toprağa kafana göre giremezsin’ dedik. Toprağının üstündekine dokundu diye bütün dünya ayağa kalktı. Biz diyoruz ki, bu ülkenin yeraltındaki bütün zenginliği 40 seneden beri işgal altında. Bunu anlatmaya çalışıyoruz, Milli Ekonomi Modeli bu işte. Milli Ekonomi Modeli bütün zenginliklerimizi milletimizin yararına kullanma projesi.”

Ekonomiyi kurtardık diyen Nebati’ye dikkat çekici cevap

“Köprüye geçiş garantisi oluyor ama çiftçinin ürününün alım garantisi olmuyor. Tarım stratejik bir sektördür. Silahsız savaşırsınız ama aç savaşamazsınız.” diyerek tarımın içinde bulunduğu duruma da dikkat çeken BTP lideri Hüseyin Baş, Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin açıklamalarına da cevap verdi.

Hüseyin Baş şunları söyledi; “Gözlerdeki ışıltıyla ekonomiyi çözecekler! 20 Aralık günü dolar 18 liraya kadar çıkmış, biranda 11 liraya düştü. Bunu gördüğüm anda, ‘bu normal bir şey değil. Bunun olabilmesi için Türkiye şartlarında en az 40 milyar doların piyasaya girmiş olması lazım’ dedim. Ertesi gün bakan Nebati çıktı, ‘ne 40 milyar doları bir tanesi çıkmış konuşuyor, Türkiye’de bu iş 1-2 milyar dolarla olur, siz ne anlarsınız’ diyor. Şimdi babam olsaydı, ‘Benim ilmimin zekatı senin sülaleni satın alır’ derdi. Türkiye şartlarında 1-2 milyar dolarla bu iş olurmuş! Sayın bakan madem 1-2 milyar dolarla oluyor yarın sat düşsün döviz, niye duruyorsun. Bakın yüzde 19 olan döviz davullarla zurnalarla yüzde 14’e indirildi. O dönem 7-8 lira olan dolar da adım adım 18 liraya çıkarıldı. Bu faizi bir sabah kalkıp yüzde 9’a indirselerdi bu ekonomiye bu kadar zarar veremezlerdi ve bu döviz buraya gelmezdi. Yani siz planlı bir şekilde fakirleştiriliyorsunuz. Ekonomiyi bilinçli bir şekilde bu hale getirdiler ve sizleri bizleri bilinçli bir şekilde fakirleştirdiler şimdi çıkmış, ‘Ekonomiyi kurtardık elhamdülillah’ diyorlar. Herhalde kendi ekonomisini kurtardı çünkü bizde hiçbir şey yok.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.